Haberler
Kırım Tatarları ve Kıpçakçaya adanmış bir ömür: Polonyalı Türkolog Henryk Jankowski
Dil ve edebiyat araştırmacısı, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi, Türk Dil Kurumu Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hülya Kasapoğlu Çengel, “Kırım Tatarları ve Kıpçakçaya adanmış bir ömür” başlığıyla Polonyalı Türkolog Henryk Jankowski’yi Kırım Haber Ajansı (QHA) için yazdı.
Dil ve edebiyat araştırmacısı, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi, Türk Dil Kurumu Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hülya Kasapoğlu Çengel, “Kırım Tatarları ve Kıpçakçaya adanmış bir ömür” başlığıyla Polonyalı Türkolog Henryk Jankowski’yi Kırım Haber Ajansı (QHA) için yazdı.
Prof. Dr. Hülya Kasapoğlu Çengel’in “Kırım Tatarları ve Kıpçakçaya adanmış bir ömür” başlığıyla Polonyalı Türkolog Henryk Jankowski’yi kaleme aldığı yazısı şöyle:
KIPÇAK BOZKIRINDA BİR POLONYALI
Sovyet döneminde etnik kökene dayalı göç ve sürgün politikasının izlendiği 1930-1940’lı yıllarda Kazak toprakları, Kırım Tatarları, Ahıska Türkleri ve benzeri başka halklar ile birlikte Polonyalıların da yerleşim yeri hâline getiriliyor. Şu anda Kazakistan’ın kuzeyinde kırk binden fazla Polonyalı yaşıyor. Bağımsızlığın ardından (1993) ulu bozkır, atalarının izini süren meraklı araştırmacıları da ağırlamış; Kazakistan’da yaşayan Leh halkının kültürü üzerine Akmola’da (Astana ve bugünkü adıyla Nur-Sultan) araştırma yapan Polonyalı Türkolog Henryk Jankowski, bozkırın asıl sahipleriyle gönül bağı kurmadan da geçememiştir.
Jankowski, tarihî bir geçmişe sahip olan Kazak-Leh kültürel ilişkilerinin temsilcisidir.
AKADEMİ VE JANKOWSKİ
Kıpçak (Kuzeybatı) Türk yazı dilleri, tarih boyunca çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştır; nüfusça olmasa da lehçe sayısı olarak en kalabalık grubu oluşturur. İdil-Ural, Aral-Hazar ve Hazar ile Karadeniz arası (Kafkaslar) gibi farklı coğrafyalarda, farklı alfabelerle ve farklı dini çevrelerde gelişen Kıpçak grubunun, Türk dilinin heyecanlı ve semereli alanı olarak değerlendirilmesi, yerli ve yabancı pek çok araştırmacının ilgi odağı hâline gelmesi de bu yüzdendir.
“JANKOWSKİ, YAŞAYAN KIPÇAK YAZI DİLLERİ ÜZERİNE YOĞUNLAŞTI”
Jankowski, Macar Türkologlar Eckmann ve Bodrogligeti gibi Kıpçak bilimine yönelmiş; araştırmaları, özellikle Kırım ve Kazan Tatarcası, Karayca, Kırgızca, Kazakça gibi yaşayan Kıpçak yazı dilleri üzerine yoğunlaşmıştır. Bir röportajda, Türk yazı dilleri ile Macarcadan sonra tanıştığını, Macarcadaki Türkçe kelimelerin ona ufuk açtığını söylüyor.
İlgili haber: Deşt-i Kıpçak’tan Macar Kıpçak Bozkırına: Ünlü Türkolog András Bodrogligeti
JANKOWSKİ, “POST-DOKTORA” UNVANINI KIRIM TATARCASI VE DİYALEKTLERİ ARAŞTIRMASIYLA ALDI
Polonya’nın Lomza şehrinde 1951’de dünyaya geldi. Varşova ve Budapeşte Üniversitesinde Türk ve Macar dilleri tahsil etti. Doktorası, Genel Dilbilimi ve Ural-Altay Dilbilimi üzerinedir. 1994’te Poznan Adam Mickiewicz Üniversitesinde Kırım Tatarcası ve diyalektleri üzerine araştırmasıyla “post-doktora” unvanı kazandı. Jankowski, Polonya Bilimler Akademisi Üyesi, hâlen aynı üniversitede Moğol ve Kore Anabilim Dalı Başkanıdır. Ayrıca, ünlü Rozcnik Orientalistyczny dergisinin yayın kurulu üyeliğini yapmıştır.
“KAZAKÇAYA İLGİSİ SOVYETLERİN ÇÖZÜLMEYE BAŞLADIĞI YILLARA RASTLAR…”
Onun Kazakçaya ilgisi, Sovyetler’in çözülmeye başladığı yıllara rastlar. 1993 yılında Kazakistan’da yaşayan Leh halkının gelenekleri ve dil özellikleri üzerine Akmola’da araştırma yapar. Yine 2000’li yıllar itibarıyla Kazakistan’ın bazı üniversitelerinde konuk öğretim üyesi olarak bulunur ve konferanslar verir. 2004’te Ahmet Yesevi Üniversitesi, 2011’de Al-Farabi Kazak Milli Üniversitesi ile Abay Milli Pedagoji Üniversitesi, 2012’de Esenov Kazak Devlet Üniversitesi, bunlardan bazılarıdır. 2009’da Ş. Velihanov Kökşetav Milli Üniversitesinde Fahri Profesörlük unvanına layık görülür. 2009’da ayrıca, Kazakçaya bilimsel katkılarından dolayı Kazakistan Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ödüllendirilir.
Jankowski, yaz okullarında da dersler ve seminerler vermiştir: 2011’de Litvanya Trakay’da “Karayca” Yaz Okulu, 2013’te İstanbul’da “Eski Türkçe” Yaz Okulu.
En son Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Türkiyat Araştırma Merkezi ve Türk Tarih Kurumunun birlikte düzenlediği Türk Dünyasında Aydınlanma Hareketleri 100. yılında Alaş Uluslararası Konferans’ta (Ankara/2017) “Ahmet Baytursınulı ve Edebiyat Kuramı” başlıklı bir bildiri sunmuştu.
TÜRK DİLİ ARAŞTIRMALARINA KATKILARI: KIRIM TATARCASI ÜZERİNDE YOĞUN ÇALIŞMALAR
Jankowski’nin 150’ye yakın bilimsel çalışması mevcuttur. Jankowski’nin akademik çalışmaları, Ural-Altay dil araştırmalarıyla başlar. Daha sonra Kırım Tatarcası, Karayca ve Kazakçaya yönelir. Kırım yer adlarında Moğolca alıntılar, Türkiye’deki Kırım Tatarları ve Nogaylar, Bekir Çobanzade’nin Macaristan’daki hayatı ve faaliyetleri, Bilinen ve bilinmeyen Kırım Tatar dilleri, Karaycaya yapılan İncil çevirileri, Kırım’daki Karayların dil değişkeleri, Kırım ve Doğu Avrupa’daki Karaylar, bu çalışmalardan bazılarıdır. István Mándoky Kongur’un yakın dostu ve arkadaşı olarak onun ölümü ve akademik çalışmalarıyla ilgili yazılar da kaleme alır.
JANKOWSKİ’NİN KIRIM TATARCASI ÜZERİNE EN ÖNEMLİ ÇALIŞMALARI
En önemli araştırmaları arasında 1987’de Déterminaton participiale dans les langues ouraliennes et altaïques choisies (Ural-Altay dillerinde kelime grupları); 1992’de Gramatyka jezyka krymskotatarskiego (Kırım-Tatarcasının Grameri); 2006’da A Historical-Etymological Dictionray of Pre-Russian Habitation Names of the Crimea (Kırım Tatarcasında Yer Adlarının Tarihi-Etimolojik Sözlüğü); 2010’da Jezyk krymskotatarski (Kırım-Tatar dili) ve eşi Gulayhan Aktay ile birlikte 2011 yılında 20 bin kelimeden oluşan Slownik kazachsko-polski (Kazakça-Lehçe Sözlük) ve 2015’te 10 bin kelimelik A Crimean Karaim-English dictionary (Kırım Karaycası-İngilizce Sözlük) sayılabilir.
İlgili haber: Kırım sahasında Gregoryen Kıpçaklar ve Türkolog Agatangel Efimoviç Krımskiy
JANKOWSKİ, KAZAKÇA YERİNE RUSÇA ÖĞRENEN DİPLOMATLARI ELEŞTİRİYOR
Ona göre; Kazak edebi dili ve özellikle Kazak şairlerinin dili, insanı hayrette bırakacak zenginliktedir. Ayrıca, Kazakistan’a giden yabancı temsilcilerin ve diplomatların Kazakça yerine Rusça öğrenmesini eleştiren Jankowski, Kazakçanın resmi dil ve devlet dili olarak seviyesinin yükselmesi için Kazakistan’da bulunan yabancı temsilcilerin öncelikle Kazakçayı öğrenmeleri gerektiğini savunur.
2009’da Alaş Aynası gazetesinde “Qazaq tiliniñ kündelikti turmıstağı jağdayı sorlı deñgeyde” (Kazak dilinin günlük hayattaki durumu perişan seviyede); 2012’de Mañğıstaw gazetesinde “Qazaq tili daladay keñ, tenizdey tereñ, tawday biyik” (Kazak dili, bozkır gibi geniş, deniz gibi derin ve dağ gibi yüksektir); 2014’te Qazaqstan-Zaman’da “Eki tildilik turğanda qazaq tili eş damımaydı” (İki dilli bir ortamda Kazak dili gelişemez) vb. röportajlarda Jankowski, Kazakistan’ın bilim ve kültür politikasını da över.
İlgili haber: “1944 Kırım sürgünü, aynı zamanda dilin sürgünüdür…”
PROF. DR. HÜLYA KASAPOĞLU ÇENGEL: O, GERÇEK BİR TÜRK DOSTUDUR
Prof. Dr. Hülya Kasapoğlu Çengel, Jankowski ile bir anısını ise şöyle kaydetti:
“Birkaç yıl evvel Henryk Jankowski ile bir proje vesilesiyle teşrik-i mesaide bulunma şansım oldu. Bu vesileyle onun hem Kıpçak yazı dilleriyle ilgili derin bilgisi hem de elindeki bilgi ve belgeleri cömertçe paylaşmasına hayran kaldığımı belirtmek isterim. Bir bilim adamında olması gereken çalışma disiplini ve titizliği ayrıca takdire şayandır. Kıpçak coğrafyasına ve Kazak bozkırına duyduğu muhabbet, çalışma alanında da kendisini hissettiriyor. Nezaket, samimiyet ve tevazunun, ayrıca kabiliyet ve gayretin bir arada bulunduğu bir bilim adamı kimliği herkese nasip olmaz. O, gerçek bir Türk dostudur ve onun eserleri Türk Dünyasında daima yol gösterici olacaktır.”
Haberler
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından “Büyük Türkiye Vizyonu” Paneli
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, Türk devletlerinin uluslararası platformlarda birlikte hareket etmelerini sağlamak ve ülkeler arasında birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirmek amacıyla, “Büyük Türkiye Vizyonu” paneli düzenlendi.
İletişim Başkanlığı Merkez Teşkilatı Binası Konferans Salonu’nda düzenlenen panelde, Türkiye Yüzyılı’nda, Türk devletleri arasında ortak tarih, dil ve değerler temelinde birlikteliği teşvik etmek başta olmak üzere, ülkeler arasında birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirme konuları ele alındı.
Panelde, 12 Kasım 2021’de İstanbul’da toplanan Türk Konseyi 8. Zirvesi’nde kabul edilen 2040 Türk Dünyası Vizyon Belgesi’nin, Türkiye Yüzyılı hedefinin ve 21. yüzyılı “Türk Asrı” haline getirme ülküsünün hayati parçalarından birini oluşturduğu vurgulandı.
İki oturumdan oluşan panelin ilk oturumu, “Türk Dünyasının 2040 Vizyonu: Ortak Gelecek, Ortak Ülkü” başlığı altında düzenlendi.
Moderatörlüğünü Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar’ın yaptığı oturumda, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Aygün Attar, Yeditepe Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ainur Nogayeva ve TÜRKSOY Sibirya Uzmanı Dr. Timur Davletov konuşmacı olarak yer aldı.
Prof. Dr. Attar, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin Türk dünyasına etkilerine ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın önemine dair değerlendirmeler yaptı. Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkeler arasındaki ilişkiye değinen Attar, Türkiye-Azerbaycan arasındaki dayanışmanın sonucunda Karabağ zaferiyle sonuçlanmasında Türkistan coğrafyasına çok büyük etkisi olduğunu belirtti.
Devletlerin ve bilim insanlarının Türk dünyasına dair çalışmalarının önemine değinen Prof. Dr. Taşağıl ise bu kapsamdaki çalışmalarda gelinen noktanın heyecan verici olduğunu vurguladı. Her geçen gün Türk tarihinin eski ve yeni taraflarına dair yeni bilgilerin ortaya çıktığını belirten Taşağıl, bu bilgiler sayesinde Türk kültürünün her alanda çok daha zenginleştiğini söyledi.
Prof. Dr. Nogayeva da Türk Devletleri Teşkilatının geçmişten bugüne evrim geçirdiğine dikkat çekerek üye ülkelerin ortak noktalar üzerinden hareket etmesi gerektiğini belirtti.
TÜRKSOY Sibirya Uzmanı Dr. Davletov ise Türkiye’nin Türk dünyasında bir “rol modeli” olduğunu vurgulayarak savuma sanayisinde yakalamış olduğu yükselişin tüm devletler tarafından takdir görerek Türkiye Yüzyılı’nın gelişmesinde önemli bir adım olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Panelin ikinci oturumu ise “Ortak Gelecek İnşasında Kadim Geçmişin Kültürel Mirası” başlığı altında düzenlendi.
Moderatörlüğünü NTV Dış İlişkiler ve Dış Haberler Koordinatörü Ahmet Yeşiltepe’nin yaptığı oturumda, Kırgızistan Yusuf Has Hacip Balasaguni Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tınçtıkbek Çorotegin, Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fırat Purtaş, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Kasapoğlu Çengel, Azerbaycan Yazarlar Birliği Dış İlişkiler Sekreteri ve TÜRKSOY Yazarlar birliği Başkan Yardımcısı Salim Babullaoğlu konuşmacı olarak yer aldı.
Yeni nesile ortak tarihi mirası ve şuuru anlatabilmenin önemine dikkati çeken Prof. Dr. Çorotegin, her milletin renklerini ve kültürel mirasını koruyarak dünyaya katkıda bulunabileceğini ifade etti. Hunlar ve diğer Türk devletlerinden başlayarak bugünlere gelen Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıl önce bağımsızlığına kavuştuğunu hatırlatan Çorotegin, Sovyetler Birliği’nin dağılması ile özgürlüğüne kavuşan Türk devletlerine o dönemde ilk desteğin Türkiye’den gelmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Purtaş ise kültürel miras kavramının değerine işaret ederek, bu kavramın sürekli zenginleşen bir olgu olduğunu, Türk dünyasının da bu anlamda çok büyük bir zenginliğe sahip olduğunu ifade etti. Türk devletlerinin uzun yıllar boyunca kendini Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi altında tanımladığını, bugünkü gelinen noktada Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında bir araya gelinmesinin çok önemli bir aşama olduğunu belirtti.
Açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev ve TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev’in yaptığı panel, oturumların tamamlanmasıyla sona erdi.
-
Videolar2 yıl önceTürk Lehçelerinin İzinde Tarihimize Dokunuşlar | Hülya Kasapoğlu Çengel | TEDxMETUAnkara
-
Videolar2 yıl öncePelin Çift ile Gündem Ötesi 172. Bölüm – Türkçenin Tarihi
-
Videolar2 yıl önceOrtak 1000 Kelime Tespit Edilerek, Dijital Ortama Entegre Ediliyor
-
Videolar10 yıl önceBağımsızlıklarının 25. Yılında Orta Asya Türk Cumhuriyetleri – Detay 13 – TRT Avaz
-
Videolar8 yıl önceTürkiye-Azerbaycan İlişkilerinde Kültür: Ayniyetin İdraki
-
Videolar2 yıl önceTürk Dünyasında Ortak Dil ve Alfabe Mümkün Mü? – Detay 13 – TRT Avaz
-
Haberler3 yıl önceCumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından “Büyük Türkiye Vizyonu” Paneli
-
Videolar9 yıl önceTürk Adı Yerine Hangisini Kullanıyorduk? – Detay 13 – TRT Avaz
